“Cruelty-free” Türkçe’ye kelime anlamıyla “zulümsüz” olarak çevrilebilir fakat asıl anlamı hayvanlar üzerinde test edilmemiş demek daha doğru olur. Cruelty-free ürün etiketi sadece buna odaklanırken hayvanlardan elde edilmiş madde içermediği anlamına gelmez. Yani ürün de vegan olmadığı sürece zulümsüz sayılmaz, yine de kullanılan en yerleşmiş, yaygın ve kısa terim budur.
Hayvanları insan yararına mal/eşya gibi kullanmanın ahlaki açıdan barındırdığı problemi bir kenara bıraktığımızda bile, tümüyle lüks tüketim sınıfına giren kozmetik ve kişisel bakım ürünleri için hayvanların acı çekmesi, işkence görmesi, köleleştirilmesi doğru değil. Hayvanlara acı vermeden, öte yandan kendimiz ve sevdiklerimizin sağlığını da tehlikeye atmadan ulaşabileceğimiz bu kadar alternatif varken.
Hayvanların kullanımına alternatif testler için ayrıntılı kaynak 1, kaynak 2.
Peta, Cruelty free International gibi sivil toplum kuruluşları belirli kozmetik-kişisel bakım markalarını denetleyip sertifika veriyor. Bu kuruluşların listelerini inceleyip etrafınızdaki cruelty free, hatta vegan markaları belirleyebilirsiniz.
Sosyal medya ve imza kampanyaları yardımı ile daha geniş kitlelere ulaşmak, markalara bu konuda baskı yapmak en çok işe yarayan adımlardan biri. Markalar etik değerleri ancak kendi tüketicilerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalırlarsa ciddiye alıyorlar maalesef. Sadece müşterilerin geniş çaplı tepkisi yüzünden zamanında hayvan testlerinin kapısından dönmüş birçok örnek sayabiliriz.
Bu küçük ve önemsizmiş gibi görünen kişisel çabalar küçümseniyor ama “ben ne fark yaratabilirim ki?” diye soran herkes elinden geleni yapsa aslında çok büyük fark yaratılabilir. Çağımızda bilinçli tüketim bir tercih değil sorumluluk.
Hayvan deneysiz markalara sertifika veren kuruluşlar mevcut.
Cruelty free International / Leaping Bunny: ‘Sıçrayan tavşan’ hayvan testlerine karşı en güvenilir ve en yüksek standartlı sertifika olarak biliniyor. Leaping Bunny genel olarak Kuzey Amerika markalarını, CFI global markaları kapsar ama bunlar aynı kuruluştur, logo da aynı kalır. Anlaşmalarında üretimin hiçbir aşamasında hayvan testi yapılmıyor olmasını mecbur kılıyor. Bünyesindeki markalar çok sıkı denetleniyor, sözleşmeler zaman içinde güncel belgelere göre yenileniyor. Markaların birlikte çalıştığı laboratuvar ve tedarikçiler de ayrı ayrı denetlenip sözleşmeler imzalanıyor.
Peta: En fazla cruelty free markayı bünyesinde barındıran, en global sertifika. Peta animal test-free logosu alabilmek için markanın ürünlerini ve içeriklerini hayvanlar üzerinde test etmeyeceğine, tedarikçilerinden de böyle bir şey talep etmeyeceğine dair bir belge imzalaması gerekiyor.
Bu sertifikalar markaya verilir ve markanın hayvan testleri politikasını kapsar. Bu marka ürünlerinde, içeriklerinde asla test etmez, test eden tedarikçilerle anlaşmaz, Çin’de (hayvan deneyi gerektiren kategoride) satamaz.
PETA
LEAPING BUNNY (Amerikan) / CRUELTY FREE INT (Global)
CRUELTY FREE KITTY
Herhangi bir sertifika programına başvurmayıp bu logoları dilediği gibi kullanan markalar da var. Her tavşan logosu resmi olmayabilir. Bu listelerde bulamadığımız markalar ürünlerine tavşan logosu koymuşsa muhtemelen kafalarına göre konulmuş bir logodur. Yani kesinliği yoktur. Sertifikalı olup olmadıklarını onaylamak istiyorsanız bu kuruluşların resmi websitelerini inceleyin.
Bazı markalar bu Peta, CFI gibi kuruluşlara başvurmamış olabiliyor. Ama listelerde bulamadığımız her markayı ‘deney yapan’ kategorisine de koyamayız. Benim sorguladığım şeyler:
- Ürünlerini ve içeriklerini hayvanlarda test edip etmedikleri,
- Hammadde tedarikçilerinin ya da üreticilerinin hayvan testleri yapıp yapmadığı,
- Çin marketlerinde satılıp satılmadıkları, satılıyorsa Çin’in mecbur bıraktığı kozmetik-dışı kategorisinde ürün bulundurup bulundurmadıkları.
Bunların hepsinin cevabını kesin ve net bulabilirsem hayvanlar üzerinde test etmediğini varsayıyorum. Tabii ki bu sadece marka beyanı. Anlaşma imzalamış ya da yetkililerin denetlediği sertifikalı markalar elbette daha güvenilir oluyor. Karar vermek size kalmış.
Cevap alamadığımız veya hakkında net bilgi edinemediğimiz markalar söz konusu olunca mutlaka belirsizlikler oluşuyor. Ne deney yaptığını ne de yapmadığını kanıtlamak mümkün olabiliyor. Burada herkesin kendi yorumunu geliştirmesi ve bir yargıya varması en doğrusu olur.
Her konuda olduğu gibi burada da yoruma açık durumlar var. Marka tek başına teknik olarak hayvan deneysiz olsa da verdiğiniz paranın -cüzi de olsa- bir kısmının bu şirketlere gitmesini istemiyor olabilirsiniz, kişisel bir karardır. Fakat bu markaları tercih etmeye, daha doğrusu cruelty free/vegan ürün talep etmeye devam ettiğinizde teknik olarak hâlâ bu değerleri desteklemeye devam etmiş sayılıyorsunuz. Ayrıca bunlar ulaşılabilir markalar olduğı için cruelty free geçiş sürecinde zorlananlara birçok seçenek sunulmuş oluyor.
Yani karar kişiye kalmış, kesin bir doğru ya da yanlış yok.
Çin’de satılan belirli kategorideki ithal kozmetik ürünlerinin hayvanlar üzerinde denenme zorunluluğu var. Geçtiğimiz yıllarda temel kozmetik kategorisi için bu mecburiyeti kaldırdılar ama hangi markalar hangi kategorilerde satış yapıyor, Çin hükümeti bunları muaf bırakıyor mu, hala kesin bilebilmemiz çok mümkün değil. Ben markanın cruelty free sertifikası olmasını çoğunlukla yeterli buluyorum çünkü Çin’de teste tabi tutulmadıklarına dair beyan/belge veriyorlar.
Çin’de satışı yüzünden bazı markalar neden ‘deney yapan’ kategorisine giriyor? Çünkü marka aslında bu hayvan testlerine ya izin veriyor ya da para ödüyor. Yani eninde sonunda Çin marketi için hayvan deneylerini kabul etmiş oluyorlar. Markanın açıklamasında “hayvan deneyi yapmıyoruz ama yasalar gerektirmedikçe / except when required by law” uyarısı bunun bir göstergesi. Çin pazarı yüzünden artık cruelty free sayılamacak markalardan bazıları: Yves Rocher, L’occitane, Kiehl’s, Mac, Dior, Chanel, Benefit, Clinique…
- Hong Kong özerk bölge olduğu için kendi yasalarını uyguluyor ve bölgede satılan markalara hayvan deneylerini mecburi kılmıyor.
- Yine aynı şekilde marka Çin’de üretiliyorsa, Çin’de fabrikası varsa bu testlerden yine muaflar. Çin hükümeti, sınırları içine giren yabancı kozmetik markaları için bu yaptırımı getirdi, kendi üretimlerinde deney mecburiyeti yok.
- Çin’de sadece online olarak satış yapan markalar da bu yasadan muaflar.
11 Mart 2013’te çıkan yasa ile Avrupa’da satılan kozmetik ve ev hijyeni ürünlerinde veya içeriklerinde hayvan deneyleri uygulanması, bu ürünlerin AB dışı herhangi bir ülkede hayvanlar üzerinde denenemesi yasaklandı. Bu yasa hayvan deneyleri için büyük bir adım olsa da yasadaki boşluklar yüzünden global açıdan büyük çaplı bir etkisi yok. Çin yaptırımına bir çözüm bulamıyor, sadece Avrupa’da satılan ürünler için geçerliliğini koruyor. Bunun Türkiye’de yaşayanlar için anlamı şudur: Avrupa’dan ithal edilen kozmetik ürünleri hayvanlar üstünde denenmemiş olsa da marka dünyanın başka bir yerinde bu deneyler için para ödüyor olabilir. Yani Avrupa’da satılan ürünler cruelty free olsa da marka cruelty free olmayabilir. İyi yönünden bakarsak, SADECE Avrupa’da satış yapan markalardan içimiz rahat bir şekilde alışveriş yapabileceğiz.
Hayvanlardan ya da hayvanların sömürüsüyle elde edilmiş hiçbir madde içermeyen ürüne vegan denebilir.
Makyaj, kişisel bakım ve temizlik ürünlerinin ise vegan olup olmamadığını anlamak için birkaç yol var. Hem cruelty free sertifikalı, hem de vegan sertifikalı markalar tüketicinin üzerindeki yükü epeyce hafifletiyor hiç şüphesiz. Peta’nın verdiği ‘Animal Test-free & Vegan’ logosu alışverişte çok büyük kolaylık. Fakat bunun dışında da içerik listesini okuyarak vegan olup olmadığını anlayabilirsiniz. Kozmetikte en sık kullanılan hayvansal maddeler balmumu, karmin, lanolin, kolajen, PDRN vb… Fakat bazı maddeler var ki, çoğu zaman bitki bazlı/sentetik üretilmesine rağmen hayvansal kaynaklı olma ihtimali de bulunuyor. Bunlarla karşılaşınca markayla irtibata geçmek en güvenilir olmasa da en uygulanabilir çözüm.
Hayvansal içerikler ve vegan kozmetik hakkındaki ayrıntılı postu buradan okuyun.
Vegan sertifikaları ürün içeriğinin bitki bazlı olduğunu gösterir ama bu logolar ürüne özel verilir. Elbette ki sertifika sürecinde firmanın hayvan deneyi yapılmadığı sorgulansa da hayvan deneyi alanında tek başına yetkin olmayabilirler. Vegan logosu bir üründe hayvansal bileşen kullanılıp kullanılmadığını araştırma alanında güvenilirdir.
Bunun tek istisnası, markanın hayvan deneyleri yapıp yapmadığına dair süreçleri araştıran Vegan Society sertifikası olarak gösterebiliriz. Ancak bu logo diğerlerine göre çok daha nadirdir.