Kırmızı ve mor: vegan, yani karmin içermeden üretmesi en zor renkler, hele ki far gibi göz ürünlerinde. Kızıl tonlar uzun zamandır pek bir moda, mor desen 2018 yılının Pantone rengi seçildi. Her trend olan şey gibi bu renkleri seviyor muyum, tarzıma gider mi, demeden herkes kapış kapış alıyor. Yurt dışında çeşit çok daha fazla ama Türkiye’de hem cruelty free hem de vegan far bulmak biraz daha çetrefilli. Ben de sizler için arayıştayım ve en azından kırmızı renk için Zao Organic’ten bir alternatif buldum sanırım.
#115 – Ruby Red
Elimde kırmızı tonlarda far hiç yok diyemem ama bunlar ya toz yapıda ya da sıcak-soğuk alt tonları fazla baskın. 115 numaralı Ruby Red rengi tam anlamıyla kırmızı (en baştaki fotoğraf filtreli olduğu için farklı tonda gözükse de swatchtaki rengi en doğrusu). Işıltılı bir renk ama kocaman simleri yok. Tozutmuyor, göz altına dökülme problemi yaratmıyor. Ama pigmenti orta seviyede, hatta az bile denebilir. Yumuşak ve kabarık dağıtma fırçalarıyla herhangi bir renk elde etmek imkansız. Bunun için daha tok, sık kıllı ve biraz sert fırça kullanmak lazım. Ya da parmağınızla uygulamak da güzel bir çözüm, hatta öyle rengini pek güzel veriyor. Ha kırmızı hata kaldırmayan bir renk olduğu için iyi dağıtmak lazım tabii. Kalıcılığı vs ortalama bir far düzeyinde, ben yine de göz bazıyla kullanıyorum.
#253 – Amethyst
Amethyst rengi ise tam bir facia. Bu da krem yapıda. Alırken epey heyecanlıydım, çünkü vegan mat-krem far (iyisinden bir tane) bulmak da zor. Ama yanlış alarm… Bu arkadaş rengini hiç vermiyor. Daha tok bir mor beklerken gözde soğuk pembe bir iz gibi duruyor. Kapatıcılığı sıfır, çok şeffaf. Yapısı aşırı ince olduğu için far bazı yerine de kullanmak pek mümkün değil, toz farın tutunacağı bir şey yok çünkü. Ancak alta ekstra bir katman yaratır, böyle bir şey istiyorsanız yani. Kalıcılığı desen vasat. Bir de tuhaf kokuyor. Parfüm değil de kullanılan vaks ve yağların kokusu diye tahmin ediyorum. Hatta 115 renginde de var bu koku. Organik muhabbetindendir diye geçiştirmeye çalıştım ama paletimdeki bütün farlara yayılacak kadar keskin olması can sıkıcı.
Yukarıda kırmızı rengi bütün gözüme uyguladığım bir makyajı görüyorsunuz ama günlük olarak böyle kullandığımı söyleyemem. Nötr tonlarla ya da bol eyelinerla kombinleyince daha kullanılabilir oluyor ama ben yine de bu çipil çipil hasta görünümünü de seviyorum. Güzel bir hasta…
Bir de şundan bahsetmem gerekir ki, farları iki şekilde alabiliyorsunuz. Eğer mıknatıslı boş bir far paletiniz varsa refill/yedek alabilirsiniz. Daha ucuz olduğu için ben refill aldım. Hem daha az yer kaplamış oldu. Ama mıknatıslı paletiniz yoksa orjinal bambu ambalajında almanızı tavsiye ederim, hem pek afilli. Eğer bitirirseniz yerine koymak için refill farı alabilirsiniz. Ama hergün kullanacağınız kahvarengi gibi bir renk vs. olmadığı takdirde bitirmek pek mümkün değil zaten. Bildiğimiz farlardan daha büyük boyuttalar. Mac farların 2 katı neredeyse.
Cruelty-free ve Vegan Beyanı
Zao Organic, Leaping Bunny onaylı hayvanlarda deney yapmayan bir marka. Birçok ürünü vegan sertifikalı. Yalnız “tamamen” vegan olduğuna dair söylemler doğru değil. Gloss, lipbalmlar ve kapatıcılar vegan değil, balmumu içeriyorlar.
Ürünler Ecocert ve Cosmebio sertifikalı organik. Toksik kimyasallar içermiyor. Farları dahil pudra vs. ürünlerinde talk kullanılmıyor. Avrupa’da üretim yapıyorlar.
Nasıl Temin Ettim?
Türkiye için satış websitesi şurası: https://www.zaoorganicshop.com/
Etik değerlere sahip, daha lüks ürünlere ağırlık verdikleri için fiyatlar hiç de ucuz sayılmaz. Misal tek bir fara 130 lira veremem. Ama refill farlarını lilakutu gibi online alışveriş sitelerinde indirimli yakalayınca denemeden edemedim. Yarı fiyatına indiğinde bile birçoğumuz için pahalı olduğunun farkındayım. Ancak makyajda minimalist, az ve öz felsefesinden giden, etik kaygıları olan biriyseniz bence şans verilebilir. Ne de olsa renk ve ürün çeşitliliği hiç fena sayılmaz, kullanıcı yorumları ise genellikle olumlu.